Bu yazım bağımsız mucitlikle ilgili gözlemlerim ve bağımsız mucitlere tavsiyelerim üzerine olacak.

Yenilikçi ürünlerin pazara sunulması konusunda büyük firmaların bir yol haritası (roadmap) bulunuyor. Uzgörü (forecast) ile gelecek senaryoları oluşturuluyor ve sunulan ürün veya hizmetleri yeni teknolojilerle ne hale geleceğine yönelik veya yükselen alanlar, yeni ortaya çıkan bilimsel çalışmaların ürünlere hangi zaman diliminde adapte edilebileceğine dair sistematik bir çalışma yapılıyor.
Stratejiler, planlamalar, bütçelendirmeler ve ürün geliştirme departmanlarının çalışması ile hayata geçen tamamen yeni ürünler veya yeni özelliklere sahip yenilenmiş ürünler. Ürün ömrü yönetimi, şirketin rakipleri bu teknolojilerden en azından bir süre uzak tutmak için patent başvuruları ve bununla ilgili fikri hak stratejileri.
Çok sayıda insanın toplamda onbinlerce saat çalışması ve ürün lansmanı. Böyle sistemli ve planlı bir çalışmanın arasında bir üniversite hocasının “yeni bir fikrim var ve şu ürünlerin geleceğini değiştirecek” açıklaması planları revize etmeye değer bulunabilir. Peki ya küçük bir işletmenin bir çalışanı, herhangi bir akademik ünvanı olmayan sıradan biri ya da bir emekli vatandaşımız yenilikçi, pratik bir fikrine dayanan veya uzun emeklerle oluşturulmuş bir prototipe sahip buluşunu, büyük bir gürültüyle dönen bu büyük dişlilerin arasında ezilmeden şirketlere nasıl duyurabilir? Onu bu yolculukta neler bekler?
Öncelikle uluslararası firmaların dışarıdan gelen fikirleri toplamak için eskiye nazaran daha fazla çaba sarfettiğini, burada icat edilmedi “not invented here” sendromunun akıllı yöneticiler tarafından ortadan kaldırılmaya başladığını görüyorum ve bu güzel bir gelişme. Ülkemizde bu tür fikirlere sıcak bakan yerli şirketlerin sayısının ise iki-üçü geçmediği inancındayım. Ancak onlar da sistematik değil. Bu yüzden, ülkemizdeki bağımsız mucitlerin seslerini doğru adrese duyurmak için, diğerlerine göre çok efor/emek sarf etmesi ve ümidini kaybetmeden ancak çok temkinli, dikkatli ilerlemesi gerekiyor.
Acı bir gerçektir ki ulusal televizyon kanallarında reklam veren ve iyi bilinen bazı firmaların sahiplerinin bile fikrinizi dinledikten sonra bir çay ikram edip sizi uğurladığı ve arkanızdan talimat verip dediklerinizi hayata geçirdiği (fikrinizi alenen çaldığı) ya da orta düzey bir ar-ge yöneticisinin sizi pek aldırış etmeden dinler gibi yaptığı ve kendisine ikramiye kazandıracak hedeflerinden biri olmadığından telefonu yüzünüze kapattığı anda sizi unutmak istediği şirketlerin toplama oranı kabaca %99,9.
Yazdıklarım çok acımasız görünebilir. Bir de şu açıdan bakın. Dyson, toz torbasız elektrikli süpürgesini ilk icat ettiğinde dünya devi firmaların hepsine tek tek giderek bu fikrini sundu ve herkes burun kıvırdı. Kendi finansmanını sağlayarak yaptığı girişimi ile yıllık milyar doların üzerinde cirolar yapan bir firmanın sahibi oldu. Şu an onu reddeden yöneticiler hala görev başında veya emekliye ayrılmış ve bu reddetme hikayesini hiç yüzleri kızarmadan eğlenerek anlatabiliyorlar.
Eğer yenilikçi ve güzel bir ürün düşünceniz veya mevcut bir ürünü iyileştirmek için fikriniz varsa aklınıza ilk kendi girişiminizi yapabilecek donanım ve kaynağa sahip olup olmadığını sorusu gelmeli.
Maddi kaynak veya girişiminize sahip çıkacak güvenilir bir çevreniz yoksa, siz de fikri olup parası olmayan %99 arasındasınız ve işiniz gerçekten zor.
Aşmanız gereken birçok engel var. Sırasıyla:
1) Firmalar yeni fikirlerle gelenlere önyargı ile bakar ve şüphelenir. Bu fikir orijinal mi? Sizce öyle. Peki ya patent veritabanında 1963′te ABD’de yayınlandıysa ve bu fikir zaten kamuya mâl olduysa ne olacak? Haberiniz yoktu. Ancak bu mazeret değil. Kimseden hiçbir şey isteyemeden yolunuzun yarısında geri dönmeniz muhtemel. O halde ilk yapmanız gereken buluşunuzun yeni olup olmadığını patent veritabanlarında araştırmak olmalı. Bunu yapmak için Türk Patent Enstitüsünün cüzi bir ücreti olan araştırma hizmetinden yararlanabilirsiniz.
2) Buluşunuz yeni. Hemen patente başvurmalısınız? Nasıl olsa bu işi ucuza yapanlar var. Hayır. Hiç patent başvurusu yapmamanın kötü tasarlanmış istemlere sahip bir patentiniz olmasından daha iyi olduğunu biliyor musunuz? Yeterki buluşu gizli tutun ve firmalarla paylaşmadan önce gizlilik sözleşmesi imzalatın. Ciddi firmalar zaten kendileri bunu size teklif edecektir. Gizli tutacaklarına dair şirketin imza yetkilisi tarafından imzalı bir gizlilik sözleşmesi şart koşun. Ekinde buluş bilginiz olsun. Bu konuda işi yokuşa sürenleri ciddiye almayın ve hemen oradan uzaklaşın.
3) İlk yatırımınızı bir profesyonel tarafından doğru düzgün yazılmış bir patent başvurusuna yapabilirsiniz. Buna harcanan her bir kuruşa değecektir. Uygun maliyetleri nedeniyle benim tavsiyem patentinizi bir vekile hazırlattıktan sonra Türk Patent Enstitüsü nezdinde bir patent başvurusu yapıp hemen araştırma raporu talebinde bulunmak. Bunun kabaca maliyetleri nitelikli vekillik hizmeti için 2.500-3.500 TL, resmi ücretler ve harçlar ise araştırma dahil 400 TL civarında.
1000 TLye patent yazan da bulabilirsiniz. İsterseniz daha ucuzunu arayın. Çin de bu işi 100 dolara yapan da varmış. Sonra büyük firmalar anlamlı bir tebessümle patentinizin etrafından tereyağından kıl çeker gibi dolaştığında tüm emeklerinizi çöpe atabilirsiniz.
Patent vekilinize, sizin buluşunuza en çok benzeyen patent yayınlarının ne olduğunu ve sizinkinin farkını sorun. Farkınızın hangi teknik problemi çözdüğünü düşündüğünü öğrenin. Patentinizin benzer hangi uygulamaları kapsayacak şekilde yazıldığını sorun. Benimkine benzeyen olamaz demeyin çünkü sadece Avrupa Patent Ofisi veritabanında 70 milyondan fazla patent var. Biri mutlaka benziyordur. Önemli olan farkınızın buluşunuzu önerdiğiniz firmalar için stratejik bir değeri olup olmayacağı. Eğer vekiliniz benzeyen bulamadım derse, değiştirin.
4) Firmaların önce fikri haklar departmanı ile irtibata geçin. info@firmaadı.com adreslerine atacağınız maillerin sihirli bir şekilde doğru adrese ulaşacağını düşünmeyin. Telefon edin, fikri haklar konusunda yetkiliyle görüşün, yoksa pazarlama departmanına, o da yoksa ürün geliştirme müdürüne geçin. Unutmayın ki ürün geliştirme müdürleri sizden önce bu buluşu düşünemedikleri için pek hoşnut olmayacak. Ancak pazarlama müdürleri pazarlarını genişletecek inovasyon konusunda motivasyona sahiptir ve işlerin onun üzerinden ilerlemesi faydalı olabilir.
5) İrtibata geçtikten sonra gizlilik sözleşmeleri var mı diye sorun ve yoksa sizin sunacağınız bir gizlilik sözleşmesini imzalamalarını isteyin. İmzalamıyorlarsa fikrinizle ilgilenecek başkasını bulun (tekrar olduğunun farkındayım, gizlilik çok önemli)
6) Patent tarifnameniz ve olumlu araştırma raporuyla gittiğiniz bir fikri haklar departmanı, elinizde çalışan bir prototiple gitmenizden daha mutlu olur. Zira bu prototipi şirket üretebilir ama buluşun yeni olduğunu gösteren resmi bir evrak kadar etkili bir giriş enstrumanı yoktur. Firma en kötü ihtimalle patent başvurunuzu devralmak isteyebilir.
7) Fikri haklar departmanı mutlu olduktan sonra sırada pazarlama ve ürün geliştirmeyi etkilemek vardır. İşte prototip bu işe yarar. Buluşunuzun çalışan bir modeli ile görüşmeye gitmeniz her şeyi hızlandırır.
8.) Firmanın kendisini ikna ettiyseniz, tedarikçilerini ortak üretme konusunda ikna etmeniz çok kolay olacaktır. İpleri firmaya vermek yerine ürünü onlara tedarik etmeyi teklif edebilirsiniz. Bu sizin için de daha kârlı olacaktır.
Yapmamanız gerekenler:
1) Teknik bir bilgi veya beceriniz yoksa, hayallere veya rüyalara dayanarak insanları meşgul etmeyin.
2) Buluşlarınızla ilgili takıntılı olmayın, dünyayı değiştirmek o kadar kolay değil.
3) Sonsuz enerji konusunu UNUTUN!
4) Eğer bir buluş yapacaksanız, bu karışık olmasın. Mevcut bir ürünü iyileştirecek küçük bir konstrüksiyon değişikliği fikri, sıfırdan bir buluş ortaya koymaktan hem daha kolay hem de daha etkilidir.
5) Ucuza patent yazanlardan uzak durun. Yazdıkları muhtemelen haklarınızı koruyacak bir patent değil, hak kaybına neden olacak patente benzeyen bir dokuman olacaktır.
6) İnsanları bunaltmayın ancak ümidinizi hemen kaybetmeyin.
7) Zihni Sinir karikatürlerini bulun, bakın, eğlenin ancak böyle buluşlar yapmayın.
8.) 2. maddeye ek olarak, fikrinize eleştirilere kapalı olmayın.
Bugüne kadar firmamın kendi ürün geliştirme personelinin yüzlerce buluşunun patentini hazırladım ancak bağımsız mucitten gelen ve kabul ettiğimiz fikir sayısı 3-5 tanedir. İkna etmek için buluşunuzu önce gerçekten size değer veren birkaç kişiye okutun ve fikirlerini sorun. Bağımsız mucitlik zor iş!
Ekrem Soylu
Girildi: Yorum | 2 Yorum »